BASIN AÇIKLAMALARI
T.C. Cumhurbaşkanlığına
T.C. Başbakanlığına
T.C. Adalet Bakanlığına
T.C. İç İşleri Bakanlığı Genel Sekreterliğine
T.C. İç İşleri Özel Kalem Md.lüğüne
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına
TBMM Anayasa Komisyonuna
TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonuna
TBMM Dilekçe Komisyonuna
TBMM İçişleri Komisyonuna
TBMM Adalet Komisyonuna
İLGİ: 23/12/2003 TARİHLİ Radikal Gazetesi haberine atfen.
KONU: Türkiye’deki Protestan Cemaatlerin Durumu ve Geleceği Hk.
TARİH: 28 NİSAN 2004
AB ilerleme Raporları doğrultusunda kilise ve Hristiyan vakıfları için yeni düzenlemeler yapılırken Hristiyanlığın Protestan Mezhebine mensup vatandaşlarımızın hakları ve ihtiyaçları unutulmamalı diye düşünmekteyiz.
Presbiteryen ve Protestanlığın Genel Tanımı ve Durumu:
Protestanlık başta Avrupa olmak üzere ABD, Çin, Avustralya dahil bir çok dünya ülkesindeki yaygın bir Hristiyan mezhebi olup kendi içinde değişik kolları olan bağımsız bir Mezheptir. Protestanlık, Reform Döneminde M.Luther ve J.Calvin gibi önderlerin başlatıcısı olduğu, merkezi bir yönetimi kabul etmediği için de bir episkopos çatısı altında da toplanamayan bir mezheptir. Adeta her bir Protestan Kilisesi her bir apartman yönetimi gibi birbirinden bağımsızdır. Böyle bir yapılanma içinde bütün Protestan Kiliseleri adına konuşulabilecek bir merkez kurum bulunmamaktadır.
Bugünkü Protestanlık, Reform Kilise Babalarının başlattığı Reform Presbiteryen Kiliselerinden doğmuştur. Presbiteryen Kiliselerinde yatay bir hiyerarşi düzeni vardır. Her bir Presbiteryen Kilisesi içte bağımsız olmakla birlikte mezhebi ve bağlı bütün kiliseleri temsil yetkisi Mezhep Genel Divanı (ruhani kurul) üzerindedir. Tarihi Ortodoks ve Katolik kiliselerini bir tarafta, bugünün Protestan Kiliselerini (vaftizci, karizmatik, pentekostçu, Mesih inanlısı v.s.) diğer tarafta olarak düşünürsek Presbiteryen Kiliselerinin bütün bu mezhepler içindeki yeri bu çizginin tam ortasındadır. Bu haliyle Presbiteryen Kiliseleri bütün bu farklı yapılanma içindeki tarihsel ve modern kiliseler tarafından tanınır, kabul edilir. Bu yüzden de Presbiteryen Kiliseleri bütün kiliselerin hepsine eşit mesafededir. Eğer tek bir ismin altına koymak gerekirse Presbiteryen Kilisesi de bir Protestan Kilisesidir. Bugünün dünyasında gördüğümüz birbirinden değişik özellikler gösteren Protestan kiliseleri Presbiteryen Kilise yapılanması içinden ayrılarak doğmuştur.
Bu haliyle Türkiyede’ki “azınlık” statüsü içinde olmayan bütün Protestan Cemaatlerin genel durumunu, ihtiyaçlarını ve devletimizden beklentilerini şu şekilde özetleyebiliriz:
1-) Eğer gelecekte Din İşlerinden Sorumlu Bakanlık kurulacaksa Presbiteryen Kilisesi Protestanlığı temsile talip olup ve/veya bu konuda danışmanlık yapmaya hazırdır.
2-) Toplanma Yerleri:
Maddi imkansızlıklar cemaatleri kendi imkanları ile bir ev ya da işyeri bazen bir depo gibi yerlerde toplanmaya mecbur bırakmıştır. Cemaatin vaftiz, nikah, cenaze gibi ihtiyaçlarında bir araya gelmesi veya haftalık olağan ibadetlerini yerine getirme ihtiyaçları göz önüne alındığında toplanacak bir kilise binasının olmaması cemaatleri değişik amaçlar için yapılmış binaları kiralamaya yönlendirmektedir. Bu durumda da belediyeler veya valilikler İmar Kanununu gerekçe göstererek cemaatleri bazen mahkemeye sürüklemektedir. Protestan cemaatlerin toplanma yerleri sadece yerleşik cemaatin yararı için değildir. Türkiye’de geçici ya da sürekli olarak yaşayan Protestan inancına mensup kimselerin de vaftiz, nikah gibi ihtiyaçları olduğu göz önüne alındığında, onların da dini vecibelerini yerine getirmek için halen ziyaret ettiği bu yerlerin turistik açıdan da değerlendirilmesi mümkündür. Türkiye’de herhangi bir şehre gelen bir turist kalp krizi ya da trafik kazasında hayatını kaybetmesi durumunda bu kimseye ruhani hizmet verecek bir kurum olmalıdır. Bu yüzden de Protestan Kiliselerin ihtiyaçlarına yerel makamlarca sahip çıkılmalıdır.
3-) Mezarlık Yeri:
Protestanlığın iyi anlaşılamamış olması, patriklik ya da papalık gibi merkezi bir temsilcisinin olmaması veya vakıf olmaması gibi durumları söz konusu olduğunda yetkililer cemaati “resmi kilise statüsü” içinde görmediklerinden bir mezarlık yerine olan ihtiyaçları da henüz cevaplanmamış durumdadır.
4-) Eğitim ve Okul İhtiyacı:
Her Protestan cemaatin iyi yetişmiş din görevlilerine daima ihtiyacı vardır. Böylece az eğitimli kimselerin cemaati bilerek ya da bilmeyerek yanlış öğretişe sürüklemesine engel olunabilir. Ayrıca her cemaatin kendi din görevlilerini seçme özgürlüğü göz önüne alındığında, inancını iyi bilen kimselerin seçici ve titiz karar vermesi cemaat içinde bölünmeye engel olacağından zaman içinde sapkın inançların yerleşmesi, yayılması da engellenmiş olacaktır. Böylece devletimiz de en başından bir cemaatin ne öğrettiğini bilmesinde bir kolay olacaktır. Bu okullar sadece Kiliseye din önderleri yetiştirme ve isteyen cemaatin çocuklarına inancı tam ve doğru bir biçimde öğretme amaçlı olduğundan MİLLİ EĞİTİM OKULLARININ alternatifi olmamalıdır. Diğer yandan böyle bir eğitim ve okul sistemi Türkiye’ye gelen herhangi bir yabancı kimsenin bu ülkenin vatandaşlarından herhangi birini dilediği şekilde vaftiz etmesine engel olacaktır. Ayrıca zaman içinde Hristiyanlığın ülkemiz kültürüne uygun bir şekilde cemaatler içinde yerleşmesi bu cemaatleri dışardan gelen farklı farklı öğretişlere karşı koruyacaktır.
5-) Resmiyette Tanınma:
Bir cemaati “resmi” kabul etme o cemaatin vakıf ya da dernek olması, Patriklik gibi bir kurumla ilişkili olmasına bağlı olmamalıdır. Böyle bir durum cemaatleri yurt dışında tanınmış kurumlarla ilişki ve bağlantı içine girmeye zorlayabilir. Ortada fiziki bir cemaat ve bunların açıkça görülen ihtiyaçları olduğuna dikkat edilmelidir. İnanç ve Uygulamalarını, Yönetim ve Düzen tüzüğünü hazırlamış olan her cemaat resmi olarak tanınmalıdırlar. Bina, mezarlık yeri, mal edinme ve maddi ihtiyaçları için başka bir yere bağımlı olmadan varlığını sürdürebilme ihtiyaçları göz önüne alındığında şu anki Türkiye’de yaşayan Protestan cemaatler her Türk vatandaşının yararlandığı yurttaşlık haklarından eşit bir şekilde yararlanamamaktadırlar.
Gereğini bilgilerinize arz ederiz.
Rev. Turgay Üçal, Rev. İlhan Keskinöz
Ruhani Kurul Bşk. Ruhani Kurul Bşk. Yrd.
twpc93@hotmail.com kilise@presbiteryen.org
www.twpc93.com www.presbiteryen.org
0532 441 8974 0533 764 8865
adres:
Türk Dünyası Presbiteryen Kilisesi
Yusuf Kamil Paşa Sk. N.10,
(ofis: Onlar Apt. D.2) Moda, Kadıköy,
İSTANBUL
tel. 0216-449 3974
fax 0216-449 3975
EKİ: İLGİ Radikal Gazetesi haberinin İnternet Linkinden alınan haberin kopyası
http://www.radikal.com.tr/veriler/2003/12/23/haber_99871.php
'Cemaatler' için iyi haber
Cemaat vakıfları, Vakıflar Genel Müdürlü denetiminden ıkarılacak, vakıflara özel tüzelkişilik verilecek, cemaatler din adamı yetiştirebilecek
23/12/2003 (330 defa okundu)
DİLEK
GÜNGÖR
ANKARA - Avrupa Birliği'nin (AB) 5 Kasım 2003'te yayımladı ilerleme raporunda
yer alan cemaat vakıflarına ilişkin çekinceler ortadan kaldırılıyor. Taslak yasalaırsa, cemaat
vakıfları Vakıflar Genel Müdürlü
denetiminden ıkacak. Denetimi Diyanetten sorumlu devlet bakanlı üstlenecek.
Fener RumPatrikhanesi ve kiliselere, cemaat vakıflarının üst denetim birimi
olarak, 'kamu yararına özel tüzelkişiliği' verilecek. Taslakla, vakıfların
gayrimenkullerini tescili kolaylaşacak.
Dşişleri Bakanlı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Vakıflar Genel Müdürlü ve
ilgili kuruluşlar çarşamba veya cuma günü bir araya gelerek, cemaat
vakıflarının itirazları doğrultusunda hazırlanılan kanun tasarısı taslaını
görşecek. Daha önce yapılan toplantıda yeni taslaın hazırlanması için İstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesi ğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hatemi'ye görev
verilmişti. Hüseyin Hatemi'nin Anayasa'nın eşitlik ilkesine göre hazırladı 20
maddelik 'Cemaat vakıfları
kanun tasarısı' taslaı, şu düzenlemeleri içeriyor:
Din için bakanlık
· Vakıflar Genel Müdürlü'nün denetim yetkisi elinden alınacak. Diyanet'e özerklik statüsünün verilmesini de amaçlayan taslak, tüm dinleri içine alacak bir din işlerinden sorumlu bakanlık kurulmasını öngörüyor. Cemaat vakıflarının denetimini de bu bakanlık yapacak.
· Fener Rum Patrikhanesi'ne ve kiliselere cemaat vakıflarının üst kuruluşu olarak, 'kamu yararına özel hukuk tüzelkişiliği' kazandırılacak. Tasarının ek maddesinde, kamu yararına özel tüzelkişiliğin sadece cemaat vakıflarıyla sınırlı olduğu belirtiliyor.
· Hıristiyan ve Musevilerin din adamı ihtiyaçlarının karılanmasının önündeki engeller kaldırılacak. Kurulacak olan okullar cemaat vakıflarına değil, patrikhane veya kiliselere bağlanacak.
· Müslüman vakıflarının sahip olduğu kâr getirici işletmelere sahip olma hakkına diğer cemaat vakıfları da sahip olacak.
· Cemaat vakıflarının taınmaz mal edinmeleri ve tasarrufta bulunulan malların vakıflar adına tescil edilmesi için Vakıflar Genel Müdürlü'nden izin almaları uygulaması kaldırılacak.
AB ve vakıfların uyarıları
AB'nin 5 Kasım ilerleme raporunda, cemaat vakıflarıyla ilgili düzenlemeler
yetersiz bulunmuştu. Raporda, ocak ayında ıkarılan yönetmeliğin, sadece
Müslüman olmayan cemaat vakıflarına atıfta bulunduğuna dikkat çekilerek,
"Ayrıca, yönetmeliğe eklenmiş olan ve 160 adet azınlık vakfını kapsayan
listede bulunmayan vakıflar gayrimenkullerini tescil ettiremeyecektir"
denilmişti. Raporda ayrıca, dini vakıfların özerkliklerini önemli ölüde
sınırlayan Vakıflar Genel Müdürlü'nün müdahalelerine maruz kaldıkları ifade
edilmişti.
Cemaat vakıfları da, AKP hükümetinin ıkardı uyum yasalarının ardından
isteklerini ilgili makamlara iletmişti. Vakıflar Genel Müdürlü, sadece
tüzelkişiliği olan cemaat vakıflarını taınmaz mal edinmede kabul ederken,
vakıflar, kiliselerin de bu haklardan yararlanmasını istemişti. Aynı isteği
Fener Rum Patrikhanesi de dile getirmişti