Vaaz/Kelam Çalışması: Tanrı Bilgisi
Presbiteryen Kilisesi, Reform Seminer Notu
TANRI HER YERDEDİR
Bazı insanlar Tanrı’yı özel bir yerde, çok uzakta oturan ve yaratılış tamamlandıktan sonra artık hiçbir şeye müdahale etmeyen bir Tanrı olarak düşünmeye meyillidir. Bazı inançlarda da Tanrı elle yapılmış bir şekilden ibarettir ve insanların yaptığı bir tapınakta hüküm sürer. Fakat Kutsal Kitap Tanrı hakkında böyle bir anlayışa karşı çıkar. Tanrı o kadar büyüktür ki; gökleri karışla ölçebilir, dağları tartabilir, bu gerçek O’nun büyüklüğünün her yeri kapladığını anlamamıza yardım eder.
İnandığımız Tanrı’nın büyüklüğüne dair Kral Süleyman şiirsel bir ifadeyle “göklerin gökü O’nu almaz” ifadesini kullanır. Rab her yerdedir (Çünkü Rab yeri ve göğü doldurur) ve O’ndan saklanacak yerimiz yoktur. Rab her şeyi görür. Rab’bin her yeri dolduran bu büyüklüğüne rağmen O bizden çok uzakta değildir. Çünkü biz O’nda yaşıyoruz, varlığımızı O’nda devam ettiriyoruz. Rab’bin büyüklüğüne dair imanla itiraf edebileceğimiz bir gerçek: O’nun Ruhu’ndan kaçabileceğimiz, saklanabileceğimiz hiçbir yer olmadığıdır. Öyle ki, göklerin üzerine çıksak ya da yerin inebileceğimiz kadar derinliklerine insek bile Tanrı oradadır. Rab her yerdedir, O halkına yol gösterir ve korur. Sıkıntılardan ve tehlikelerden geçerken O’nun her yerde olan varlığı ile bizimledir. O, anlaşılamayan kutsal varlığı ile her yerde bizimledir ve canlarımıza dinleme verir. Ve biz O’ndan ayrı düşmüş olsak bile O bizi bırakmaz. Bunun geçici bir vaat olmadığını iyi biliyoruz çünkü İsa Mesih dünyanın sonuna dek bizimle birlikte olacağını söylemiştir. Rab bize yol göstermek ve bizi tutmak için önümüzde yürür, böylece halkını korkuya ve endişeye bırakmaz.
Kutsal Kitap Tanrı’yı göklerde hüküm süren bir varlık olarak gösterdiğinde O’nun yeryüzüne hükmedişini de anlayabiliriz. O göklerde ve yerdedir. Göklerdeki Babamız diye dua ettiğimizde aynı şekilde O’nun yeryüzündeki kaçınılmaz varlığını ve her şeyi elinde tutan kontrolünü de zikretmiş oluruz.