Vaaz/Kelam Çalışması: Tanrı Bilgisi
Presbiteryen Kilisesi, Reform Seminer Notu
TANRI DOĞRUDUR (Adildir)
“Tanrı adildir” (doğrudur) dediğimiz zaman O’nun yanlış yapmadığını haksızlık etmediğini söylemiş oluyoruz. Rab adaleti ile ezilen kimselerin haklarını korur.
Tanrı’nın yanlış yapması veya adaleti ihmal etmesi düşünülemez. Tanrı adaletini ve doğruluğunu yanlış kullanmaz. Çünkü adalet ve doğruluk O’nun tahtının temelidir.
Bu yüzden Tanrı halkı ilan eder:
Sen adilsin ya Rab,
Hükümlerin doğrudur.
Tanrı halkı Tanrı’nın hükümlerinin doğru olduğunu bildiği için geriye tek bir gerçek kalır, o da Tanrı’nın adil olan yasasında yargılandığımızda haklı çıkamayacağımızdır. Tanrı bütün çağların kralı olarak adildir ve O’nun bütün yolları doğrudur. Bu yüzden Nehemya kitabı alçakgönüllülükle kabul edilmesi gereken bu gerçeği inanan bir kişinin yürek duası olarak şöyle aktarır: Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık. Tanrı, kendisinde haksızlık bulunmayan ve bütün yolları doğru olan bir Tanrı’dır.
Tanrımız günahlarımızı örtmek için kendi doğruluğunu bize vermek isteyen bir Tanrı’dır, bu yüzden O’nun adı Yahve Sidkenu yani ‘Rab doğruluğumuz’dur. Tanrı kendi doğruluğunu bizlere Mesih aracılığı ile verir. Mesih’in doğru olmayan kişiler için çarmıha çıkması sonucu bizler Tanrı’nın huzuruna doğru kullar olarak çıkmaktayız.
Adil olan Tanrı günahkar bir halkı nasıl kabul eder? Tanrı’nın adaletinin getirdiği yargının cezası (gazabı) ölümdür. Bu durumda günahların bağışlanması için Mesih’in kurban olması Tanrı’nın adaletini yatıştırdı ve Mesih’in çarmıhtaki kanı bizleri kutsal kıldı. Böylece Tanrı, Mesih’e iman edenleri akladı ve adaletini göstermiş oldu. Tanrı bunu bize olan sevgisinden dolayı yaptı. Öyleyse kurtuluşumuz Mesih’in ölümü kadar gerçektir ve sarsılmazdır.
Öyleyse Tanrı’nın adaletine sığınan bizler daima alçakgönüllülükle günahlı olduğumuzu kabul etmeliyiz.