YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )
İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci
Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna
Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali
VI. Mesih ve Müjde Uğruna
VI.1 Müjde Uğruna Mesih
VI.2 Müjde Uğruna Biz
VI.3 Takım Çalışması
VI.1
Müjde Uğruna Mesih
Mesih İsa Müjde uğruna yüceliğinden soyunarak
alçalıp aramıza gelmiştir (Filipililer 2:6-9). Ancak O’nun alçalışı sadece
bakireden doğuş ile sınırlı değildir. Mesih çarmıha kadar geçen süre içinde
günahlı insanların baskısı ve eleştirilerine maruz kalmış; düşmüş dünyada
yaşarak günahın baskısı sürekli hissetmişti. Çarmıh ve mezardan geçmesi ise
O’nun alçalışının en üst noktasıdır; çünkü ölüm ve gömülme Adem’e günahtan
sonra verilen bir lanettir.
Matta 10: 25
Öğrencinin öğretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olması yeterlidir. İnsanlar evin efendisine Baalzevul derlerse,
ev halkına neler demezler!"
Mesih, Müjde uğruna hakaret ve aşağılanmalara uğramıştır.
Müjde eskatolojik bir haber olduğu için dünya bunu kabul edemezdi. Böylece
Müjde’nin öğretisi daha en başında dünyanın öğretisinden farklıdır. Bu yüzden
Mesih kurtuluş Müjdesini yayarken aşağılanmalara uğramayı göze almıştır.
Mesih’in hizmetinin en başından beri O’na karşı
insanların birleşmeleri, O’nu tuzağa düşürmek için entrikalar planlamaları göz
önüne alınırsa (Markos 3:6; 12:13) Mesih’in bunca zaman emek verdiği Müjde’nin
değeri üzerinde zaman zaman yeniden düşünmemiz gerekecektir.
Mesih pek çok kişi tarafından sürekli denenmeye
çalışılmış (Luka 10:25; 11:16, Yuhanna 8:6), insanlarca reddedilmiştir (Matta
13:57, Luka 4:28-29; 9:53, Yuhanna 1:11). Mesih’in uğruna emek verdiği Müjde O’nun
hayatı pahasına devam eden hizmeti ile noktalanmıştır.
Mesih’i (Işığı) “karanlık
alt edemediği” gibi (Yuhanna 1:5) Müjde “karanlık yerde ışık saçan çıra” gibi (II.Petrus
1:19) parlamaya devam edecektir. Bundan böyle müjdeciye düşen şey bu büyük
hazinenin değerini iyi bilmek ve nasıl büyük bir zenginliğe sahip olduğunun
bilincinde olarak; Mesih’in böyle büyük bir fedakarlık ile (çarmıh ile) getirdiği Müjde’yi doğruluk ve kutsallıkta uluslara
taşımak olacaktır.
VI.2
Müjde Uğruna Biz
Acaba bizler Mesih’in bıraktığı yoldan gitmeye
hazır mıyız? Bu yolda bizi bekleyen sıkıntılara, zorluklara, baskılara hazır
mıyız (Elçilerin İşleri 9:15-16)?
Matta 5: 11
"Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı
her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size!
12 Sevinin,
sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan
peygamberlere de böyle zulmettiler."
Bu ayetlerde Mesih bir bereket yoluna (ne mutlu) işaret
ediyor. Ancak bu yol sıkıntılardan geçmektedir.
Benzer şekilde elçilerin tanıklığı da bu yöndedir
(Romalılar 5:3-4, I.Selanikliler 3:1-4, Vahiy 7:13-14, Yuhanna 16:33):
Elçilerin İşleri 14:21-22 Pavlus'la Barnaba daha sonra Listra,
Konya ve Antakya'ya dönerek öğrencileri ruhça pekiştirdiler, imana bağlı
kalmaları için onlara cesaret verdiler. «Tanrı'nın Egemenliğine, birçok sıkıntıdan geçerek girmemiz gerek»
diyorlardı.
Matta 10: 25
Öğrencinin öğretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olması yeterlidir. İnsanlar
evin efendisine Baalzevul derlerse, ev
halkına neler demezler!"
Bu durumda Mesih’in karşılaştığı zorluklarla
kişisel olarak yüzleşmeye hazır mıyız?
Matta 10: 16 "İşte, sizi koyunlar gibi kurtların arasına gönderiyorum. Yılan gibi
zeki, güvercin gibi saf olun.
17 İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında
kamçılayacaklar.
18 Benden ötürü valilerin, kralların önüne
çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.
19 Sizleri mahkemeye verdiklerinde, neyi
nasıl söyleyeceğinizi düşünerek kaygılanmayın. Ne söyleyeceğiniz o anda size
bildirilecek.
20 Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla
konuşan Babanız'ın Ruhu olacak.
Mesih İsa on ikileri gönderirken tanıklık etme
işinde onları bekleyen şeyleri de belirtiyor. Ancak bu sıkıntı ve zorluklar
sadık olan öğrenciler için Kutsal Ruh’ta yürüme ve Kutsal Ruh’ta yaşam pratiği olacaktır.
Böylece Yüce Görev ve öğrenci yetiştirme çabaları düşmanın
baskısı ile karşılanacak ama bunlar sadık öğrenciler için dünyanın gücü
karşısında Müjde’nin gücünü tecrübe etmeye vesile olacaktır.
Unutmamak gerekir ki, Yüce Görev ve Öğrenci
Yetiştirme insanın isteğinden değil Rab’bin isteğinden çıkmıştır:
Yuhanna 20: 21 İsa
yine onlara, "Size esenlik olsun!" dedi. "Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.
Böylece Müjde’yi yaymak üzere yola çıkanlar her
durumda Rab’be bakmalı, her durumda Tanrısal vaatlere bakmalı, her durumda
Mesih’in zaferine bakarak umudunu yenileyerek yola devam etmelidir.
VI.3
Takım Çalışması
Müjdecilik her bir Hristiyanın günlük yaşamda
pratik ettiği bir uygulamadır. Ancak sonuçları açısından bakıldığında bireysel
bir eylem olmaktan öte kilisenin yaşamsal aktivitesidir.
Mesih’in on ikileri ikişerli guruplar halinde
göndermesi örneğine dikkatlice bakmalıyız. Burada kişisel, bağımsız eylemlerden
çok bir takım çalışması modeli olduğunu düşünebiliriz.[1]
Elçilerin daha sonra görevden döndükten sonra
yaptıkları şeyler hakkında bilgi vermek üzere Mesih ile birlikte tenha bir yere
çekildiklerini görmekteyiz (Luka 9:10). Bu zaman zarfında kuşkusuz ki, Mesih
onların neler yaptıkları dinledi, hatalarını düzeltmeleri için onlara öğretti.
Bu örnekten yola çıkarsak müjdeciler bir kilise altında çalışan kimseler
olmalıdır. Böylece Müjdeleme için yola çıkan kimseler kilisenin vizyona sahip
kimseler olaraktan kiliseyi bütün öğretisi ve amaçları ile gittikleri her yerde
temsil ederekten Rab’be hizmet edeceklerdir.
Müjdeleme faaliyetinin çapı dünyadır; Mesih bütün
dünyaya gitmeyi emretmiştir; Tanrı’nın Krallığının bütün yeryüzüne yayılması
amacına hizmet etmek için Müjdeleme Mesih tarafından emredilmiştir. Böylece
yerel kilisenin yetkisi ve öğretisi doğrultusunda yetiştirilmiş iyi donanımlı
kimselerin kilise yetkisi, teşviği ve desteği altında Müjdeleme faaliyetleri
yapması hem kiliseyi güçlendirecek hem müjdecileri kendi tecrübe ve fikirlerini
kilise yönetimini altında paylaşmaları her iki tarafa da yeni şeyler öğretecek
ve her iki tarafı gelecekte olabilecek hatalara karşı düzeltecektir.
Benzer şekilde Mesih’in yetmiş kişiyi görevlendirip bunları ikişer ikişer, kendisinin gideceği
yerlere kendi önünden göndermesi (Luka 10:1) örneğine bakarsak aynı şeyleri
görmekteyiz. Onlar da daha sonra yaptıkları şeyler hakkında bildirmek üzere
tekrar Mesih’le buluşmuşlardı (Luka 10:17).
Bu durumda müjdeciler tek başına bir yerlere de gidiyor olsalar bile
bağımsız hareket etmekten kaçınmalıdırlar. Bir kilisenin vizyonuna hizmet
ederek, kilisenin yönetiminin dua desteğini alarak yola çıkmalılardır. Müjdeci
olarak yola çıkan kişi kilise ile el ele yürümelidir.
Unutmayalım ki, bilgimiz ve tecrübemiz ne kadar yüksek olursa bile her
zaman hata yapabiliriz. Bir kilise ile takım ruhu içinde birlikte çalışmanın
getireceği bereket yanlış adımlardan korunma olacaktır. Buna en iyi örnek Yakup
ve Yuhanna’nın Samiriyeliler üzerine ateş yağdırmak istemesidir; bunun üzerine
İsa onları azarlayarak (Luka 9:53-55) yanlış düşünce ve davranışlardan
vazgeçmeleri sağlamıştı. O zaman şunu aklımızda tutmalıyız, inananların her
zaman birbirlerinden öğreneceği bir şey vardır.
İleri
Çalışma İçin:
WİA XXX/1-4; XXXI/1-5
VI.3.a-) Hristiyan Paydaşlığı
Mesih kilisesi uğruna haça çıktığı ve zaferli olduğu için Mesih’te olan
her şeye inananlar paydaş olurlar (Romalılar 8:32).
I.Korintliler 6: 17 Rab'le birleşen kişiyse O'nunla tek ruh olur.
Her bir Hristiyan tek tek Mesih ile birleşmiş olduğundan her bir
Hristiyanın doğal olarak bir diğer Hristiyan ile de paydaşlığı vardır. Mesih
ile olan birleşmişliğimizden dolayı Hristiyan paydaşlığını güçlendirmek ve
kilisenin iyiliği, gelişmesi için her bir Hristiyana Mesih’ten verilmiş bir pay
vardır (I.Korintliler 12:4-7). Böylece
Kilise bütün dünya önünde her dilden, her ulustan, her kültürden inanan
kişilerden oluşan; farklı biçimlerine rağmen (I.Korintliler 12:12-13)
yeryüzünde bir amaç için vardır; tek bir beden oluşturmak (I.Yuhanna1:3).
Müjdeciler kiliseden bağımsız hareket ettikleri
zaman bu Hristiyan paydaşlığından kendilerini çekmiş oldukları gibi Mesih’in
kilise uğruna öldüğü gerçeğini Müjdelemekte da zayıf kalacaklardır.
İleri
Çalışma İçin:
“Kilise ve Kutsalların birliği ” öğretisini ve Yüce
Görev açısından değerlendiriniz.
- BİA 27-29, Hİ 54, WİA XXV/1-6,
WUİ 61-64
- Wİa XXVI/1-3, Hİ 55; 57-58, WUİ
82-83; 86, 90
VI.3.b-) Eskatolojik Halk Olarak Devam Etmek:
Yüce
Görev ve Öğrenci Yetiştirme için kilise daima gözlerini Mesih’in ikinci
gelişine çevirmiş olmalıdır. Kilise en sonunda Mesih’in galip geleceği bir
zamana bakarak, bu dünyanın baskı ve ayartılarından korkmadan, “yenilgi içinde gibi kaldığı durumlarda
bile” Mesih’in zaferine bakarak yoluna devam etmelidir.
Mesih İsa bizleri her bu dünyaya hizmet ve tanıklık
için gönderirken (Matta 10:16) karşılaşacağımız zorlukları da önceden
bildirmiştir (Matta 10:18-21). Bu hizmette kiliseye düşen şey gönderilmiş
olduğunun bilincinde olarak gitmek (Matta 10:23) ve dayanmaktır (Matta 10:22, II.Timoyetus 2:12, Yakup 5:11).
İman ümit ve sevgimiz Mesih’ten kaynaklandığı için
dayanır (I.Korintliler 13:7):
I.Korintliler 15:58 Bu nedenle, sevgili
kardeşlerim, Rab'bin yolunda verdiğiniz emeğin boşa gitmeyeceğini bilerek dayanın,
sarsılmayın, Rab'bin işinde her zaman gayretli olun.
II.Korintliler 6:4-8 Ama Tanrı'nın
hizmetkârları olarak olağanüstü dayanmada, sıkıntı, güçlük ve elemlerde, dayak,
hapis, karışıklık, emek, uykusuzluk ve açlıkta; pak yaşayışta, bilgi, sabır,
iyilik, Kutsal Ruh ve içten sevgide; gerçeğin ilanında ve Tanrı'nın gücünde; sağ
ve sol ellerimizde doğruluğun silahlarıyla, yücelik ve onursuzlukta, kötü ün ve
iyi ünde, kendimizi her durumda örnek gösteriyoruz. Aldatanlar sayılıyorsak da
dürüst kişileriz.
Bu dünyada dayanmak için Mesih’e iman eden bizlere
gerekenler verilmiştir (Efesliler 6:13).
Hizmetimizin temelinde olan şey kendi çabamız ya da planlarımız değil, Mesih’in
gücü ve O’ndan kaylananan imanımızdır (II.Selanikliler 1:11):
İbraniler 12:2 Gözümüzü, imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı
İsa'ya dikelim. O, kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta
ölüme katlandı ve Tanrı'nın tahtının sağında oturdu.
3 Yorulup cesaretinizi yitirmemek için
günahkârların bunca karşı koymasına katlanmış Olan'ı düşünün.
Koloseliler 1:29 O'nun güçlü biçimde bende etkin olan
kudretine dayanarak uğraşıp emek vermemin amacı da budur [1:11].
Mezmur 7: 16 Kötülüğü kendi başına
gelecek,
Zorbalığı kendi tepesine inecek.
17 Şükredeyim doğruluğu için RAB'be,
Yüce RAB'bin adını ilahilerle öveyim.
Vahiy 16:9 İnsanlar korkunç bir ısıyla kavruldular.
Tövbe edip bu belalara egemen olan Tanrı'yı yücelteceklerine, O'nun adına
sövdüler.
Bu ayetler “Tanrı’ya ve Mesihine karşı” savaşanların (Mezmur 2:2-5) sonuna
dikkat çekmektedir. Böylece Vahiy 16:9 ayetinde insanlar korkunç bir ısıyla kavrulduklarını okuduğumuzda Elçi Yuhanna’nın Mesih’in gelişine kadar olan
bütün zamanlarda ne kadar güçlü bir teşvik verdiğini görmekteyiz –Dayanın, zafer Tanrı’dadır; O her şeyi
biliyor.
Vahiy 17: 8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama
şimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çıkacak ve yıkıma gidecek.
Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri adları yaşam kitabına yazılmamış
olanlar canavarı görünce şaşacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, ama
yine gelecek.
Bu ayette de aynı şekilde Tanrı’nın
Mesih’te seçmiş olduğunu halkını (Efesliler 1:4) kesinlikle kurtaracağını
görüyoruz. Kiliseye karşı savaşmakta olan canavarın kesinlikle bu savaştan
yenilgiyle çıktığını görüyoruz.
Böylece dünya kralları dahil Tanrı
halkına karşı savaşmak üzere birleşip güçlerini canavara verdiklerinde bile (Vahiy
17:9-11) sadece kısa bir zaman için onlara müsaade edilecek (Vahiy 17:12-13).
Fakat sonunda Mesih galip gelecek:
Vahiy 17: 14 Kuzu'ya
karşı savaşacaklar, ama Kuzu onları yenecek. Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi,
kralların Kralı'dır. O'nunla birlikte olanlar, çağrılmış, seçilmiş ve O'na
sadık kalmış olanlardır."
Vahiy Kitabındaki bir başka savaş
sahnesine baktığımızda yine benzer şeyler görmekteyiz:
Vahiy 19: 11 Bundan sonra göğün açılmış olduğunu, beyaz
bir atın orada durduğunu gördüm. Binicisinin adı Sadık ve Gerçek'tir. Adaletle
yargılar, savaşır.
12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir.
Başında çok sayıda taç var. Üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir
ad yazılıdır.
13 Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrı'nın Sözü adıyla anılır.
14 Beyaz,
temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş O'nu
izliyorlardı.
15 Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç
uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'nın ateşli
gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek.
16 Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad
yazılıydı: KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RABBİ
17-18 Bundan sonra güneşte duran bir melek
gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı:
"Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür
köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine
gelin!"
19 Sonra canavarı, dünya krallarını ve onların
ordularını, ata binmiş Olan'la O'nun ordusuna karşı savaşmak üzere toplanmış
gördüm.
20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler
gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı. Sahte peygamber, canavarın işaretini
alıp heykeline tapanları bu belirtilerle saptırmıştı. Her ikisi de kükürtle
yanan ateş gölüne diri diri atıldı.
21 Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından
uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün
kuşlar bunların etiyle doydu.
Mesih’in elbisesi bu savaştan dolayı kanla
boyanmış; ancak O’nu takip eden kilise halkı ise savaşa rağmen elbiseleri
bembeyaz; çünkü Mesih kendi halkının önünden gidiyor ve savaşı o yapıp
kazanıyor ama zaferini kilisesine veriyor. Öyleyse bu son çağda yaşayan Tanrı
halkı bütün hizmet ve tanıklığında bir şeyi iyi hatırlamalıdır: savaş Mesih’in savaşıdır; galip gelen ise
Tanrı halkıdır.
Vahiy 12:10 Bundan sonra gökte yüksek bir
sesin şöyle dediğini duydum: «Tanrımızın
kurtarışı, gücü, egemenliği ve Mesihinin yetkisi şimdi gerçekleşti. Çünkü kardeşlerimizin
suçlayıcısı, onları Tanrımızın önünde gece gündüz suçlayan, aşağı
atıldı.
11 Kardeşlerimiz, Kuzu'nun kanıyla ve ettikleri tanıklığın
bildirisiyle onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar can sevgisinden
vazgeçmişlerdi.
12 Bunun için, ey gökler ve göklerde
yaşayanlar, sevinin! Yer ve deniz, vay halinize! Çünkü İblis, zamanının
az olduğunu bilerek büyük bir öfkeyle üzerinize indi.»
Yine bu ayetlerde de ‘kilisenin suçlayıcısının’ aşağı
atıldığını görüyoruz. Çünkü Mesih egemenliği alıyor. Aynı şekilde 11. ayette
Tanrı halkının Mesih’in zaferini vaaz ederken öldürülmüş olduklarını görüyoruz.
Ancak öldürülen Tanrı halkı sadece Kuzu’nun kanı sayesinde, öldürülmüş
olmalarına rağmen galip geliyor; “tanıklığın
bildirisiyle” yani Kuzu’nun zaferini (“Kuzu’nun
kanıyla”) ilan ederek zafer kazanıyorlar. Öyleyse Vahiy Kitabında çağın
sonuna baktığımızda gördüğümüz teşvik budur: kilise, Kuzu’nun kanıyla zaferlisin; dayan, vazgeçme; Mesih tekrar
gelecek ve egemenliği aldığında düşmanı yenmiş olacak.
İleri
Çalışma İçin:
- BİA
37, Hİ 57, WİA XXXII/1-5, WUİ 84-87
- Hİ
58; 123, WİA XXXIII/1-3, WUİ 88-90
[1] Bir öğrencinin zayıf yanlarına karşılık bir
diğerinin güçlü olan yanları bir arada olunca tanıklık daha güçlü olacaktır.
Diğer yandan yanımızdaki biri bizim yaptıklarımız ve söylediklerimiz üzerinde
bir oto-kontrol olacağından tanıklığımıza daha dikkatle devam edeceğimiz
açıktır.