YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )
İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci
Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna
Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali
IV.
MESİH’İ TAKLİT ETMEK
IV.1-) Mesih’te Bize Bağışlananlar
IV.2-) Almak ve Vermek
IV.3-) Önde Olmak ve Örnek Olmak
IV.1-)
Mesih’te Bize Bağışlananlar
Matta 11:28 Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size huzur veririm.
Bu ayet Mesih’in kendi halkına verdiği şeyler
üzerinde düşünmemize sebep olmaktadır –Mesih’in
cömertliği hakkında da düşünebiliriz. Mesih kendi halkına dinlenme veriyor.
İleri
Çalışma İçin:
Mesih’te
Bize Bağışlananlar:
Göklerin
Egemenliğinin anahtarlarını –Matta 16:19
Kötü
Güçler üzerinde yetki –Luka 10:19
Yaşam
suyu –Yuhanna 4:14
Göksel
Ekmek –Yuhanna 6:51
Sonsuz
Yaşam –Yuhanna 10:28
Krallığın
Esenliği –Yuhanna 14:27 (Vahiy 2:26, 28; 21:6)
Kutsal
Ruh –Yuhanna 20:22, Elçilerin İşleri 1:8; 2:4
1-) İlave
Okumalar:
Çıkış
23:25-27
Mezmur
81:16
İşaya
30:23-26
Amos
9:13-15
Malaki
3:10-12
Matta
6:25-33
2-)
İlave Okumalar:
İşaya
56:4-5
Yeremya
24:7
Hezekiel
11:19
Vahiy
2:10, 17
3-)
İlave Okumalar:
Tekvin
1:29
Tesniye
8:18
Tesniye
11:14
Mezmur
127:2
Mezmur
136:25
Yuhanna 16:33 Bunları
size, bende esenliğiniz olsun diye
söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!
Mesih bizlere huzur ve dinlenme verirken diğer
taraftan da bizleri gelecek olan sıkıntılara hazırlamak istiyor; dünyayı yenme
konusunda emin olmak için esenlik veriyor.
Bu
kadar donanım ne için? Ruhsal
savaş için olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bütün Hristiyan sorumluluğumuzu ve
bütün Hristiyan yaşamımızı On Emir
ile ilişkili düşünmeliyiz –özetle;
Tanrı’yı sevmek ve insanı sevmek.
Öyleyse bu donanımlarımıza baktığımızda Tanrı’yı sevmek, O’na hizmet etmek, O’na
layık olduğu yüceliği sunmak, kutsal saygı ve kutsal korku ile O’nu övmek ve
dünyaya ilan etmek için gerekenlerin bize bağışlanmış olduğunu
söyleyebiliriz. Bu yüzden de bütün Hristiyan sorumluluklarımız ve yaşamımız
içinde bütün bunları aynı zamanda insanlık ailesine sevgi ile ilan ederiz.
Bu
açıdan baktığımızda YÜCE GÖREV “sorumluluklarına sahip çıkılmış bir Hristiyan yaşamı” olarak karşımıza çıkar.
Mesih’in bütün yüceliğinden soyunarak, kendini
alçaltıp aramıza gelmesi, bizler için denenmeler ve acılardan geçmesi, bizlerin
yerine çarmıhtan ve mezardan geçmesi bir amaç içindi; vaaz ettiği Müjde’yi
tamamlamak ve mühürlemek için… Böylece Mesih bütün bunları bize Göksel Krallığı
vermek için yaptı.
Bundan sonra Tanrı halkına düşen şey Mesih’in
gittiği yoldan giderek O’nun örnek bıraktığı şekilde yaşamak ve O’nun
yaptıklarını ilan etmektir. Bizler bize verilmiş olan Göksel Krallığı, en iyi
şekilde, bu dünyada Göksel Krallığın vatandaşları olarak yaşamakla
yansıtabiliriz.
IV.2-)
Almak ve Vermek
Böylece Mesih’in yaşamı, hizmeti ve tanıklığına baktığımızda
yaptığı her şeyi Baba’nın iradesini yerine getirmek ve bize bir şeyleri vermek için yaptığını görüyoruz. Bu
da bizlere Mesih’e benzemek konusunda izleyeceğimiz yolu gösteriyor:
–Baba’nın
iradesi bağlılık ve öylece dünyaya hizmet.
–bütün
uluslara tanıklık.
–bize
bağışlananları Tanrı’ya adamak ve öylece insanlık ailesine hizmet için
kullanmak.
1-) İlave
Okumalar:
Galatyalılar
1:4
Efesliler
5:26
Titus 2:14
Yuhanna
15:15
Yuhanna
17:4-8
2-)
İlave Okumalar:
Romalılar
6:2-4,
Galatyalılar
2:20; 5:24
Koloseliler
3:3
I.Petrus
2:24
Böylece Mesih bizlere hizmet etmek için gereken
sevgi ve sevinci vermiştir (Yuhanna 15:9-11).
Mesih’in başkahinsel duası Tanrı’dan bize
bağışlananlarla nasıl yaşamamız ve hizmet etmemiz gerektiği konusunda başka bir
örnektir:[1]
Yuhanna 17: 18 Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben
de onları dünyaya gönderdim.
20-21 «Yalnız onlar için değil, onların
sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum
gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman
etsin.
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle
ki, bizim bir olduğumuz gibi bir
olsunlar.
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki,
dünya beni senin gönderdiğini, beni
sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.
24 Baba, bana verdiklerinin de bulunduğum yerde
benimle birlikte olmalarını ve benim yüceliğimi, bana verdiğin yüceliği
görmelerini istiyorum. Çünkü dünyanın kuruluşundan önce sen beni sevdin.
25 Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben
seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.
26 Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, ben
de onlarda olayım diye senin adını onlara bildirdim ve bildirmeye
devam edeceğim.»
Burada Baba ve Oğul arasındaki birlik (a.20-21, 23)
ile Oğul ve Tanrı halkı arasındaki birliğe (a.20-21, 23, 26) dikkat ediniz. Aynı
şekilde bu duada ‘Misyon’u (Görevi) başlatan
taraf Baba ve Oğul olarak karşımıza çıkıyor (a.18, 23, 25). Böylece kiliseye
verilen Yüce Görev başlatılmış bir işin; Tanrı’nın bir işinin; Tanrı’nın
planının bir parçası olarak bize verilmiş olduğunu görüyoruz (a.18).
İleri Çalışma İçin:
- Yuhanna 17:1-26
- Yuhanna 17:2; 6:44; 10:27-29
- Yuhanna 17:5 “dünya var olmadan önce sahip
olduğum yücelik” (WUİ 54, BİA 10).
- Yuhanna 17:6 “Onlar senindiler” (WUİ VIII/1,
8).
- Yuhanna 17:9 “Onlar için istekte bulunuyorum.
Dünya için değil” (10:14-15, 27-30, BİA 16, WİA III/6).
- Yuhanna 17:11 “bizim gibi bir olsunlar” (14:11;
17:21-23).
- Yuhanna 17:15 “kötü olandan korumanı istiyorum” (WUİ
195).
- Yuhanna 17:17 “Onları gerçekle kutsal kıl. Senin
sözün gerçektir“ (Tanrı’nın verdiği “gerçek” ve
“kutsallık” hakkında düşününüz).
Hristiyanlar olarak bizler Mesih’in yüceliğine
bakarak hizmet etmekteyiz. Yani hizmetimizi yönlendiren şey dünyanın anladığı
başarı grafikleri değil, Mesih’in yüceliği olmalıdır. Mesih İsa bizlere Yüce
Görevi verirken “dünyanın sonuna kadar” birlikte olma vaadi vermişti. Yuhanna 17:26. ayetteki duası da aynı
şekilde “dünyanın sonuna kadar birlikte
olma vaadi” içermektedir –Mesih’in duasının ve vaatlerinin kilisenin Yüce
Görevi yerine getirmesinde ne kadar büyük bir teşvik olduğunu hizmet ederken
göz önüne almalıyız.
1-) İlave
Okumalar:
Filipililer
2:6-11
Filipililer
3:4-11 (2:20-22, 25-26, 30)
2-)
İlave Okumalar:
Matta
10:16-20
Öyleyse Baba Tanrımız bizlere olan harika sevgisini
ve büyük lütfunu göstermek için Biricik Oğul ile aramıza gelip diri sözlerini
açıkladı ve bize yapmamız gerekenler için bir örnek bıraktı ise, yaşamamız gereken
yol da aynı şekilde kendi önceliklerimizi bırakmak ve öylece vermek üzerine olmalıdır:
Yuhanna 13 [13:13-17]:15 Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim.
I.Petrus 2:21 Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, kendi izinden gidesiniz diye uğrunuza
acı çekerek size örnek oldu.
I.Petrus 5:1-3 Bu nedenle aranızdaki ihtiyarlara, ben de
onlar gibi bir ihtiyar, Mesih'in çektiği acıların tanığı ve açığa çıkacak olan
yüceliğin de paydaşı olarak rica ediyorum: Tanrı'nın size verdiği sürüyü güdün.
Zorunluymuş gibi değil, Tanrı'nın istediği şekilde, gönüllü olarak gözetmenlik
yapın. Para hırsıyla değil, gönül rızasıyla, size emanet edilenlere egemenlik
taslamadan sürüye örnek olarak görevinizi yapın.
Yüce görev için bir asker gibi yola çıkmış olan
kimselerin Mesih’in son akşam yemeği sırasında Elçilerin ayaklarını yıkaması
örneğine dikkat etmesi gerekir (Yuhanna 13:4-14). Mesih’in bu uygulaması aynı
zamanda Müjdesel gerçeklerin yaşamsal bir tanıklığıdır. Mesih, bir alçakgönüllü
hizmetkarlar tarafından sunulmak üzere Yüce Görevi vermek istemiş ve yaptıkları
ile de buna örnek göstermiştir.
Böylece Yüce Görev için adanmış kişilerin kafasında
daha en başında dünyasal saygınlık, toplumsal onay ve beğenilme gibi şeyler
olmamalıdır; Mesih’in öğrencileri mutluluğu bu yüzden dünyasal değerlerde
değil, “vermek” ile bulacaklardır –Elçilerin
İşleri 20:30… Vermek, almaktan daha
büyük mutluluktur.
Öyleyse Yüce Görev için emek verdiklerini
düşünenler şu soru ile yüzleşmelidir: dünyanın sevmediği yoksulluk, dünyanın
değer vermediği yumuşak huyluluk ve alçak gönüllülük, dünyanın kaçmak istediği
sıkıntı, zorluk, baskı ve ölüm gibi konulara Yüce Görevin hizmetkarlarının
bakış açısı ne olmalıdır; bu unsurlar onların hizmetlerinin önünde birer engel
midir?
İlave Okumalar:
Elçilerin
İşleri 6:9-12; 7:[2-50] 51-60
I.Korintliler
4:9-13
II.Korintliler
11:23-33
Koloseliler
1:24-29
Diğer yandan Mesih’in yoksulara, toplum dışına
itilmiş kimselere, her şekilde yardıma muhtaç olan merhameti de Yüce Görev için
hizmetkar olan kimselere verilmiş bir modeldir. Çünkü Tanrı’nın fakirlere (ezilmiş kimselere, toplum dışına itilmiş
kimselere, dullara, yetimlere, gurbette olanlara) ilgisi aynı şekilde devam
ettirilmesi gereken bir hizmettir (Yakup 2:5):
Mezmur 68: 5 Kutsal konutundaki Tanrı,
Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.
6 Tanrı kimsesizlere ev verir,
Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,
Ama
başkaldıranlar kurak yerde oturur.
Bu hizmet aynı zamanda bu
dünyanın zayıf kimselerine Tanrı’nın adaletini, gücünü duyurma yoludur.
Tesniye 10:17 Çünkü Tanrınız Yahve, tanrıların Tanrısı,
rablerin Rabbi'dir. O kimseyi
kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrı'dır. 18 Öksüzlerin, dul kadınların
hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.
Böylece Mesih İsa’nın hem
Yahudilere hem de diğer uluslara yönelik olan merhamet hizmetinde Tanrı’nın
adaletini, Tanrı’nın iyiliğini ve sevgisini dünyanın önemsiz ya da güçsüz
saydığı kimselere duyurma amacı olduğunu görüyoruz. Çünkü Tanrı kendi halkından
böyle kimselere ilgi göstermesini istiyor:
Tesniye 10:19 Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü
Mısır'da siz de yabancıydınız.
Amos 2:6 RAB şöyle diyor:
İsraillilerin
cezasını kaldırmayacağım,
Çünkü
günah üstüne günah işlediler;
Doğruyu para için,
Yoksulu bir çift çarık için sattılar.
7 Onlar ki,
Yoksulun başını toz toprak içinde çiğner
Ve mazlumun
hakkını bir yana iterler.
Baba oğul aynı kızla yatarak
Kutsal adımı kirletirler.
Yakup 1:27 Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan
dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi
ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.
İlave
Okumalar:
Mezmur
112: 9
Süleymanın
Meselleri 14:21;
İşaya 58:7
Böylece Yüce Görev “vermek” üzerine dayalı bir yaşam olarak karşımıza çıkıyor:
Matta 10:8 Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin,
cüzamlıları temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız
aldınız, karşılıksız verin.
Luka 6:38 Sizde
olanı verin, size verilecek. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu
bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle ölçerseniz, size de aynı
ölçek uygulanacak.»
Yüce Görevde bütün hizmetimizin kalitesini
belirleyen şey “sevgiyle ve sevinçle,
karşılıksız vermek” şeklindedir; Tanrı’nın adaletini, merhametini ve
bereketlerini ilan için seçtiği yoldur:
Romalılar 12: 7
Hizmetse, hizmet etsin. Öğreten biriyse, öğretsin.
8 Öğüt veren, öğütte bulunsun. Bağışta bulunan,
bunu cömertçe yapsın. Yöneten, gayretle yönetsin. Merhamet eden, güler yüzle
etsin.
14 Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik
dileyin, lanet etmeyin.
15 Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın.
17 Hiç kimseye kötülüğe karşı kötülük etmeyin.
Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin.
18 Mümkünse, elinizden geldiğince bütün
insanlarla barış içinde yaşayın.
1-) İlave
Okumalar:
Matta
22:37-39
Yuhanna
13:9-10, 35
Romalılar
12:9-10
Romalılar
16:3-4
II.Korintliler
12:15
I.Yuhanna
2:6-9 [3:11]
Tesniye
10:12 [6:5]
2-)
İlave Okumalar:
Matta
5:9, Romalılar 14:19
İbraniler
12:14, Yakup 3:17
Diğer yandan Yüce Görevde bütün hizmetimizin ve
vaazımızın kalitesini belirleyen tek ölçü Kutsal Ruh’un gücü ve tanıklığına
dayanmasıdır. Böylece Hristiyanların Tanrı’ya ayrılmış yaşamları ve vaazları dünyaya
suçluluğunu göstermelidir:
Yuhanna 16:7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin
yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı
size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.
8 O gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki suçluluğunu dünyaya
gösterecektir.
9 Günah konusunda çünkü bana iman etmezler.
10 Doğruluk konusunda çünkü Baba'ya gidiyorum, artık beni
görmeyeceksiniz.
11 Yargı konusunda çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış
bulunuyor.
Bu durumda yaşamlarımız ve vaazlarımız dünyanın
hoşuna gitmeyebilir. Sadece Tanrı’nın hoşnutluğunu arayarak yürüyebilmek;
dünyasal kaygı ve korkulardan uzak bir şekilde hizmetimizi ve tanıklığımızı
devam ettirmemiz esastır. Bunun için de Kelam’da iyi bir şekilde donanıma sahip
olarak dua disiplini ile yürümek, ruhsal savaşın bilincinde olarak dünyaya
bakmak ve eskatolojik bir halk olduğunun bilincinde olaraktan zorluk, baskı ve
ayartılara karşı adanmışlıkla yürüyebilme kararlılığı esastır.[2]
IV.3-)
Önde Olmak ve Örnek Olmak
Böylece Kutsal Ruh ile kutsanmış olarak dünyaya
çıktığımızda aslında dünyadaki insanlardan farklı kişiler olarak çıkarız. Bu
anlamda Hristiyanlar genel olarak yaşadıkları toplumun gözü önünde olmaktan
dolayı “önde” duran kimselerdir.
Onların bu pozisyonu onları çoğu zaman toplumda birer “önder” olarak yürümeyi gerektirir. Çünkü önderliğin de diğer bir
özelliliği “örnek” olmaktır –önderlik ettikleri kimselere örnek olmak;
yaşadıkları topluma örnek olmak, kendinden sonraki kuşaklara örnek bir miras ve
tanıklık bırakmak...
Mesih’in öğretim şekli kendisini öğretisi
ve yaşantısıyla örnek olarak ortaya koymaktır. Eğer Yüce Göreve hizmet
edeceksek öğrenci yetiştirirken yaptığımız ve söylediğimiz şeyler Mesih’i
ortaya koymalıdır. Mesih bize “yaptığımın
aynısını yapmanız için bir örnek verdim; bu şeyleri yaparsanız, size ne bereket
olsun” (Yuhanna 13:15-17) demiştir. O halde tanıklık verirken ve öğrenci
yetiştirirken izleyeceğimiz örnek Mesih ve O’nun yolu olduğu takdirde
kalabalıklar içinde “önde” giden
kimseler olarak “örnek ve önder”
olabiliriz (II.Korintliler 6:4-8, I.Timoteyus 4:12).[3]:
I.Korintliler 11:1 Ben Mesih'i örnek aldığım
gibi, siz de beni örnek alın
“Önde olmak ve Örnek
olmak” aynı zamanda önderler için değil, bütün kilise topluluğu içindir. Çünkü
Mesih’in yeryüzündeki ruhani bedeni olan kilise sadece aktif rolleri ve sorumlulukları
bulunan önderlerle değil, önderler ve cemaatle birlikte oluşur:
I.Selanikliler 1:7 Böylece Makedonya ve
Ahaya'daki bütün imanlılara örnek oldunuz.
I.Selanikliler 2:14 Çünkü kardeşler, siz,
Tanrı'nın Yahudiye'de bulunan ve Mesih İsa'ya bağlı olan topluluklarını
örnek aldınız. Onların Yahudilerden çektiği sıkıntıların aynısını siz de
kendi yurttaşlarınızdan çektiniz.
İleri
Çalışma İçin:
Örnek
olmak konusuna aşağıdaki ayetler ışığında bakınız:
Markos 1:17
Elçilerin
İşleri 2: [14-42] 43-47
Elçilerin
İşleri 4:1-4
Elçilerin
İşleri 5:1-11
[1] Mesih’in başkahinsel duasının tamamına
baktığımızda şunu görüyoruz: (1-)
Yuhanna 17:1-5 ayetlerde Mesih’in ve Baba’nın yüceliğine tanık oluyoruz. Aynı
zamanda bu bölüm Mesih’in yetkisini açıklayarak başlıyor (17:2). Bu yetkinin
açıklanmasından sonra sıra öğrencilerin gönderilmesini görüyoruz (17:18);
bundan sonra da öğrencilerle birlikte olma vaadi (17:26) karşımıza çıkıyor.
Matta 28:18 ayetinde Mesih’in
yetkisine tanık oluyoruz; sonra öğrencilerin gönderilmesine sıra geliyor (Matta
28:19); bundan sonra da öğrencilerle
birlikte olma vaadini görüyoruz (Matta 28:20).
(2-) Yuhanna 17:6-12
ayetlerine baktığımızda Mesih’in kilisede yüceltilmesine tanık oluyoruz
(17:10). Çünkü Mesih bütün görkemini dünyaya kilise aracılığı ile
açıklayacak. Bu bölüm aynı zamanda kilisenin dünyadan ayrılmışlığı, korunması üzerine de bizleri düşündürüyor. (3-) Yuhanna 17:13-19
ayetlerine baktığımızda kiliseye sevinçli bir hizmet için bereketleme
verildiğini görüyoruz. 17:3 ayetinde Mesih’in sevincinin kiliseye verilmesi ve
17:17 ayetinde kilisenin “gerçekle kutsal kılınması” bu bereketlemenin
kendisidir. 17:19 ayetinde kiliseye Tanrı Sözü verilmiş olduğu için 17:18
ayetinde kilise bu Sözü alarak Yüce Görev için gönderilir. (4-) Yuhanna 17:20-26 ayetlerine baktığımızda Baba ve
Oğul ile birlikte başlatılmış bu ‘Misyon’un
kilise aracılığı ile çağlar boyunca devamı ve “birlik” içinde olması konusuna
yer verilmektedir.
[2] Vahiy
12:11
Kardeşlerimiz, Kuzu'nun kanıyla ve
ettikleri tanıklığın bildirisiyle onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar
can sevgisinden vazgeçmişlerdi.
[3] –önder
karakteri: kendini örnek gösterebilme cesareti; kendi örneğine Mesih’i
tanık tutabilme cesareti.